BES’E GİRİŞLER İŞTAHINI KAYBETTİ
Bireysel emeklilik sistemi 2017 yılına kadar her yıl yaklaşık bir milyon katılımcıyı sisteme dahil ederek hızlı bir büyüme kaydetti. Ancak 2017 yılında başlayan OKS ile gönüllü BES tarafından da çıkışlar hız kazandı. OKS’ye otomatik olarak dahil edilen çalışanların bir kısmı gönüllü BES sözleşmelerini sonlandırdı. Sistem eski hızını kaybetse de 2017’yi artıda kapattı. Ancak 2018’e gelindiğinde önce aylık katkı payı girişleri yavaşladı. Ekim 2018’de de sistemin başladığı günden bu yana ilk defa eksiye döndü. Aylık bazda giren katkı payından daha fazla çıkış oldu. Yıllık bazda ise ilk defa katılımcı sayısı bir önceki yılın altına düştü. 2018’e 6,922 bin katılımcı ile başlayan sistem yılı 6,876 bin katılımcı ile kapattı. Ne oldu da henüz yeni öğrendiğimiz, uyum sağladığımız BES’ten çıkışlar arttı?
OKS BAŞLADI
Yurtdışındaki uygulamalarda, önce mesleki bazlı emeklilik sistemlerinin başladığı, isteyen katılımcıların da gönüllü olarak sisteme katkı payı ödediği görülüyor. Halbuki ülkemizde bireysel emeklilik sistemi öncelikle gönüllü tarafta başladı. Daha sonra OKS ile mesleki bazlı sisteme geçildi. 2017’de başlayan OKS ile kademeli bir geçiş öngörüldü. İlk etapta bin ve üzeri çalışanı olan işverenler ile kamu kesimi kapsama alındı. Ülkemiz ölçeğinde büyük firmalar olan bu işverenlerde çalışanların, finansal okuryazarlık seviyesi ve birikim yapma kabiliyeti nisbeten daha yüksek. Bu nedenle OKS’ye dahil edilenlerin birçoğu zaten bireysel emeklilik sistemini bilen veya katkı payı ödeyenlerden oluşuyordu. OKS’ye dahil edilmeler başlayınca, bu kurumsal firmalarda ve kamuda çalışanların bir kısmı OKS veya Gönüllü BES sözleşmelerinden birini sonlandırmayı tercih etti. Bu yüzden OKS tarafında cayma hakkı kullananların oranı beklentilerin çok üzerinde gerçekleşti. Gönüllü BES tarafı yana dik duruşunu sürdürmeye çalışsa da, tarihinde ilk defa fon çıkışları girişlerin üzerinde gerçekleşti.
DÖVİZDEKİ HAREKET
Ağustos ayına kadar normal rutininde giden gönüllü BES’teki katkı payı akışları, Eylül ve Ekimde yavaşlama ve durma noktasına geliyor. Bu dönemde özellikle döviz kurlarında yaşanan hızlı ve beklenmeyen yükseliş, birçok firmayı iş yapamaz, ödemelerini gerçekleştiremez duruma getirdi. Bu durum istihdam rakamlarına işsizlik oranında artış olarak yansıdı. BES’teki katkı payı girişinin yavaşlaması, gerek işten ayrılan çalışanların, gerekse de işletmesini döndüremeyen işverenlerin nakit ihtiyaçlarını gidermek için BES kaynaklarına başvurduğunu düşündürüyor. Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de tasarruf eden hane halklarının %50’sinin birikimi BES’te ve başkaca da bir birikimi yok. Mevzuatta katılımcıların kısmi çıkış hakları olmasına rağmen, yönetmelik hazırlanmadığı için, ihtiyaç durumunda sistemdeki birikimlerin belli bir kısmını kullanmak da mümkün olmuyor. Birikimlerine ihtiyaç duyan katılımcılar, sözleşmesini tamamen sonlandırarak sistemden çıkmak zorunda kalıyor.
ENFLASYONUN YÜKSELİŞİ
Ah, enflasyon. Başımızın belası enflasyon. Ülke olarak tam enflasyondan kurtulduğumuzu düşünmeye başlamıştık ki, yine kafasını kaldırdı. Dövizdeki hızlı hareketlerin fiyatlara yansıması gecikmedi. Son birkaç yıldır gıda fiyatlarının da için için yüksek seyretmesinin üzerine gelen dövizdeki artış, birkaç ay içerisinde enflasyonun sıçramasına yetti. Bu ani yükselişin BES’e getirdiği en büyük sıkıntı, %25 devlet katkısının cazibesini yitirmesi oldu. Daha öncesinde birkaç yıllık bir getiriye eşdeğer olan %25 devlet katkısı, bir yıllık getiriye eşitlendi neredeyse. Üstüne son bir yıldır, dövize endeksli olanlar dışında ekonomideki hiçbir yatırım aracının enflasyon üstünde getiri sağlayamaması umutları kırdı. Devlet katkısı fonlarında yer alan borçlanma araçlarının faizin yükselişinden olumsuz etkilenerek, getirilerin negatife dönüşmesi üstüne tuz biber ekti.
SİSTEMDEN EMEKLİ OLANLAR
Sistemden emekli olanların sayısı 90 bine yaklaştı. Sadece 2018 yılında 24 bin kişi emeklilik hakkını kullandı ve birikimlerini alarak sistemden çıktı. Halihazırda her ay sistemden yaklaşık iki bin kişi emekli oluyor. Önümüzdeki dönemde emeklilik hakkını kullananların sayısı da giderek artacak. Özellikle 2023’ten sonra sistemden emekli olanların sayısında çok hızlı bir artış görebiliriz. Bu da gösteriyor ki, sistemi toparlamak, daha işlevsel hale getirmek için dört yılımız var.
İYİLEŞTİRMELER GEREKLİ
Peki, ne yapmalı? 15 yıldır bin bir emekle büyütmeye çalıştığımız sistemden vaz mı geçeceğiz? Tabi ki hayır. Neler yapılabilir? Öncelikle kısmi çıkış hakkının düzenlenmesine acil ihtiyaç var. Birikimlerine ihtiyaç duyan katılımcıları sistemden çıkışa yönlendirmek yerine, sistemde tutmanın yollarını bulmalı. Katılımcıların birikimlerinin belli bir kısmına erişmesine olanak sağlayarak, başlangıç tarihinden kaynaklanan haklarını korumasına yardımcı olabiliriz. Kesintilerdeki muğlaklığı giderebiliriz. Sisteme giren her katılımcının ne kadarlık bir gider ile karşı karşıya olduğunu bilme hakkı var. Diğer taraftan fonların TEFAS platformunda işlem görebilmesinin yolunu açmak gerek. Varlık seçimini yapmasını istediğimiz katılımcı TEFAS platformu üzerinden, sistemdeki en iyi getiriyi sağlayan fona ulaşabilmeli. Çünkü aynı türdeki fonların getirileri arasında ciddi farklar var. En önemlisi ise sistem getiri sağlayabilmeli.