RAKAMLARIN GÖR DEDİĞİ
Kamu zorunlu sosyal güvenlik sistemleri, uzayan yaşlarla birlikte, sigortalıların emeklilik maaşı ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Gelecekte, toplumda oranı artacak olan, 65 yaş üstü nüfusun yaşam standartlarını koruyabilmesi, kişilerin kamu sosyal güvenlik sistemlerine ek olarak, bireysel emeklilik sistemlerine de, bugünden katkı sağlayabilmesinden geçiyor. Bireysel emeklilik sistemi, kamu zorunlu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak; hem bireylere destek, hem de ekonomiye kaynak sağlıyor. Ekonomide fon birikimi ve bu birikimlere daha düşük maliyetlerle ulaşma potansiyeli oluşurken, bireylerin de yaşam standartlarının sürdürülmesine destek oluyor. Ülkemizde 2003 yılında başlayan sistemin ateşleyicisi %25 devlet katkısı olmuştu. Katılımcı sayısı OKS ile birlikte 12 milyona, sistemdeki birikim tutarı da 107 milyara ulaştı. Ancak yaklaşık 16 yıldır devam eden sistemde doğal olarak emekli sayısı de artmaya başladı.
10 YILDA İKİ MİLYON EMEKLİ
Bugüne kadar sistemden emekli olanların sayısı 100 bin civarında. Fakat 2023 yılından itibaren sistemden emekli olanların sayısında da hızlı bir artış göreceğiz. Örneğin; sadece 2023 yılında sistemden emekli olma hakkı kazanacak olan katılımcıların sayısı 163 bin kişi. Bu tabloya göre önümüzdeki 10 yılda yaklaşık iki milyon kişi sistemden emekli olacak. Bu, tabi ki, emekli olanlar açısından sevinilecek bir gelişme. Sisteme yaptıkları katkıların ödülünü alacaklar. Sistemdeki birikimlerini ve devlet katkılarının tamamını, isterlerse toplu para olarak, isterlerse aylık maaş, isterlerse yıllık gelir sigortası kapsamında, geri alma olanağı bulacaklar. Emekliler hayallerine kavuşacak, erteledikleri harcama ve yatırımları yapabilecekler. Ancak madalyonun bir de diğer tarafı var. Emekli olanların sayısının artması BES’in büyümesi açısından olumsuz etkiler doğuracak. Giderek artan emekli sayısıyla birlikte, toplam katılımcı sayısında ve birikimde azalma veya büyüyememe şeklinde etkiler göreceğiz. Enflasyonu da hesaba kattığımızda, kaba taslak bir hesapla, önümüzdeki 10 yılda sistemden emekli olacak 2 milyon katılımcı ile birlikte, sistemden 200 milyarın üzerinde bir parasal çıkış olacak diyebiliriz. Tabi ki 10 yıl çok uzun bir süre, bu dönemde sisteme girişler-çıkışlar olacak. Sistem değişecek, yenilenecek. Ama önümüzdeki rakamlar sisteme girişleri daha da çoğaltmamız gerektiğini çok açık bir şekilde gösteriyor.
ZAMAN DARALIYOR
Burada özellikle üzerinde durulması gereken konu, zaman konusu. Sistemden emekli olacak katılımcıları sistemde daha fazla kalmaya teşvik edecek ve emekli olanların yerine daha fazla sayıda katılımcıyı sisteme dahil edecek uygulamaların, bir an önce yürürlüğe alınması gerekiyor. 2023 yılına geldiğimizde sistemde emekli olma kriterlerini tamamlayan (daha öncesinde sistemden ayrılmazlar ise) katılımcılar yaklaşık 500 bin kişiye ulaşacak. 2029 Haziran sonu itibariyle ise sistemin kümülatif emekli sayısı 2,1 milyon olacak. Bunların çok büyük bir kısmının gönüllü bireysel emeklilik tarafına katkı payı ödeyen katılımcılar olduğunu düşündüğümüzde, (OKS katılımcılarından daha yüksek katkı payı ödedikleri için) sistemin kalkınma planında hedeflenen birikim tutarına erişmesi olasılığı oldukça güçleşecektir.
EMEKLİLERİ SİSTEMDE TUTMAK
Diğer yandan emeklilik hakkı kazanan katılımcıları sistemde tutmak için düzenlemeler, çalışmalar yapılabilir. Emeklilik hakkı kazanan katılımcılar sistemde istedikleri kadar daha kalarak, katkı payı ödemeye ve devlet katkısı almaya devam edebilirler. Onları, kriterleri tamamladıkları için emekli olmaya zorlayan herhangi bir durum yok. Katılımcıların sistemde daha uzun süre tutulmaları amacıyla, değişik emeklilik programlarının uygulamaya konulması, emekli olacak katılımcılarla yüz yüze görüşmelerle, alternatiflerinin neler olduğu konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Emeklilik hakkını kullanmaya karar veren katılımcılara, programlı geri ödeme ve yıllık gelir sigortası seçeneklerini özendirecek çalışmalar yapılabilir. Böylece emeklilik hakkı kazanan katılımcının ana birikimi sistemde kalır. Katılımcı aylık ödemeler şeklinde birikiminden maaş almaya devam eder. Bu aşamada yapılacak bütün çalışmalar basit olmalı, şeffaf olmalı ve gelir sağlamalı. Sistemde mutlu olan, gelirinden memnun olan katılımcı zaten sistemden çıkmayacak, dilediği süre kadar birikim yapmaya devam ederek, devlet katkılarını da almaya hak kazanacaktır.
KALKINMA PLANI HEDEFLERİ
Muhtemeldir ki, sistemin gelişim yönü konusunda kamu otoriteleri tarafından da çalışmalar yapılıyor. Sistemin büyümesi, gelişmesi hükümetin de hedefinde. 11. Kalkınma Planı’nda tasarruf ve bireysel emeklilik sistemi konusunda yeni uygulamalardan söz ediliyor. Katılımcılara kısmı çıkış hakkı verilmesi, gençlerin tasarruf yapmasını desteklemek amacıyla, yaşa göre devlet desteği uygulaması, kıdem tazminatlarının bireysel emeklilik sistemine entegrastonu ve özel birikim hesapları ile ilgili konular kalkınma planına alınmış. Bunlar çok güzel hedefler. Bu hedeflerin tasarımının doğru yapılması, doğru kurgulanması, gerçekten de bireysel emeklilik sisteminin cazibesini artıracaktır. Şimdi elimizde bir hedef, bir plan var. Bu plandaki hedeflere ulaşmak için, sistemi doğru inşa etmek, doğru yönetmek zorundayız.
*Para Dergisinin 21-27 tarihli sayısında yayınlanmıştır.