DEVLET KATKILARINDA YENİ DÜZENLEME GELİYOR
Bireysel emeklilik sisteminde değişiklik yapılmasına dair öneriler, geçen kasım ayında gündeme gelmişti. Bir yıl içerisinde sisteme dahil edilen 8,7 milyon çalışanın 5,2 milyonunun cayma hakkını kullanarak sistemden ayrılmasıyla, sektör ve hükümet tarafında hayal kırıklığı yaşanmıştı. Bunun üzerine bir araya gelen sektör temsilcileri bir çalıştay yapmış ve bunun sonuçlarını hükümete öneri olarak sunmuştu. Sektörün önerileri arasında cayma hakkı süresinin yeniden düzenlenmesi, 1,000 liralık başlangıç devlet katkısının nemalandırılması ve pişman katılımcıların sisteme istediği zaman tekrar girebilmesinin yolunun açılması gibi başlıklar yer alıyordu.
Bireysel emeklilik sisteminde yapılması beklenen düzenlemelerin bir kısmı geçtiğimiz hafta meclise sunulan torba yasanın içerisinde yer alıyor. Hali hazırda çalışanlara sunulan devlet katkılarından 1,000 liralık başlangıç devlet katkısı ve emeklilikte birikimlerini en aza 10 yıllık ‘yıllık gelir sigortasına’ aktaranlara verilen %5 ek devlet katkısı konusunda düzenleme yapılmış. Cayma süresinin mevcut halinin 3 kata kadar artırılması konusunda da bakana yetki veriliyor. Tabi ki bu maddelerin nasıl uygulanacağı konusunda yönetmelik ve genelgeler arkadan gelecektir. Ama gelin değişiklik teklifi neleri içeriyor, bunlara bir bakalım.
Cayma süresinin uzatılması
Cayma hakkı ile ilgili beklenti hem cayma süresinin uzaması, hem de cayma hakkını kullanarak sistemden ayrılanların hak edemediği 1,000 liralık başlangıç devlet katkısının sisteme yeniden dahil olan çalışanlara verilebilmesinin yolunun açılmasıydı. Diğer taraftan çalışanların cayma süresi içinde sistemden çıkamaması da öneriler arasındaydı. Böylece cayma süresi içinde birikimde olacak artışların çalışanı sistemde kalması yönünde teşvik edeceği öngörülüyordu.
Değişiklik teklifinde cayma süresinin 3 katına kadar uzatılması konusunda Bakan’a yetki veriliyor. Mevcut durumda cayma süresi 2 ay olarak uygulanıyor. Aslında otomatik katılım ile sisteme giren çalışanlar için cayma hakkının kullanılmamasının sağladığı tek bir avantaj var. O da sistemde kalmaya devam eden çalışanlara verilen 1,000 liralık başlangıç devlet katkısı. Bunun dışında çalışanların cayma süresi içinde çıkmaları veya daha sonra çıkmaları arasında fark eden herhangi bir şey yok. Çalışan cayma süresi içinde sistemden çıkar ise, 1,000 liralık başlangıç devlet katkısını hiçbir şekilde hak edemez. Cayma süresi içinde sistemde kalır ise devlet katkısı taahhüt hesabına 1,000 liralık başlangıç devlet katkısı kaydedilir. Cayma süresi geçtikten sonra çalışan sistemden ayrılmak isterse 1,000 liralık başlangıç katkısını alamaz. Hatta çalışan daha sonra sisteme tekrar girse bile bu 1,000 liralık başlangıç devlet katkısını hak edemiyor mevcut durumda.
Başlangıç katkısının nemalandırılması
Cayma hakkını kullanmayarak, sistemde kalan çalışanlara sunulan 1,000 liralık başlangıç devlet katkısı mevcut uygulamada nemalandırılmadan 1,000 lira olarak kayda alınıyor. Ayrıca devlet katkısı üst sınır hesabında da dikkate alınmıyor. Çalışan sistemden 20-30 yıl sonra emekli olmak istediğinde başlangıç devlet katkısı hala 1,000 lira olarak kalacak. Yasa tasarısında 1,000 liralık başlangıç devlet katkısının taahhüt hesaplarında nemalandırılması ve yıllar itibariyle yeniden değerlemeye tabi tutulması düzenleniyor. Bu durumda başlangıç devlet katkısı taahhüt hesaplarında nemalandırılacak. Sisteme yeni giren katılımcılar da her yıl başlangıç devlet katkısını yeniden değerlemeye tabi tutulmuş haliyle hak edecek. Örneğin 2017 yılında 1000 lira olan başlangıç devlet katkısı 2018 yılında artırılarak çalışanlara sunulacak.
%5 ek devlet katkısında limit
OKS’de emekli olurken birikimlerini en az 10 yıllık ‘yıllık gelir sigortası’na aktaranlara %5 ek devlet katkısı daha veriliyor. Ancak belli ki mevcut uygulamada bu sigortayı yaptırıp daha sonra cayacak olanlar düşünülmediği gibi, bu teşvikten faydalananlar için herhangi bir üst limit öngörülmemiş.
Yeni tasarıda birikimlerini yıllık gelir sigortasına aktardıktan sonra bunu 10 yıl sürdürmeyenlerin aldıkları teşviği iade etmelerinin yolu açılırken, bu teşvikten faydalanacak olanlar için azami bir limit tesbit edilecek. Böylece bir taraftan teşvikten haksız kazanç sağlanmasının önüne geçilmeye çalışılıyor. Diğer taraftan da verilecek teşvikten alt ve üst gelir grubunda yer alan çalışanların eşit düzeyde yararlanması amaçlanıyor.
Sektör temsilcilerinin pişman katılımcıların istediği zaman sisteme tekrar dönebilmesine olanak verilmesi konusunda bir talebi söz konusuydu. Mevcut uygulamada cayma hakkını kullanarak sistemden ayrılan çalışanlar, sisteme tekrar dahil olmak için işverenin yoklanmasını beklemeleri gerekiyor. Bunun süresi de halihazırda iki yıl olarak öngörülmüş. Bakalım yasanın kabulünün arkasından çıkarılacak yeni yönetmelik ve genelgelerde bununla ilgili bir düzenleme olacak mı, göreceğiz.